Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gerekli Linkler

SİZ HİÇ KÖR DOKTOR GÖRDÜNÜZ MÜ? PDF Yazdır E-posta
Yazar atila   
Cuma, 28 Kasım 2008
Görerek Değil, Dokunarak Muayene Ediyorum!Siz hiç kör oldunuz mu? Durun durun,  sorumuz bu kadar acımasız olmasın. Peki ya kör bir doktor gördünüz mü?  Kör  bir insan nasıl olur da doktorluk yapar?  İlk aklınıza gelen şey de, bu adam hastaları nasıl muayene ediyor, nasıl teşhis koyuyor?  Biz gördük. Böyle bir adam var. Hem de Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nda kurum doktoru.  Özer Şimşek doğuştan değil,  sonradan kör. Şimşek, doktorluğunun 22 yılını gözleri görerek sürdürmüş ve bir trafik kazasıyla yeni bir hayata adımını atmış. İşte Türkiye’de başka bir örneğini göremeyeceğiniz kör bir doktorun dünyası ve yaşadıkları. Üstadım, körlükle doktorluk nasıl yan yana geliyor?Bundan yaklaşık 22 sene önce başlayan bir doktorluk hayatı olunca kör olduktan sonraki çalışma hayatında da, öncesinin verdiği tecrübeyle, sanki hiçbir kesintiye uğramamış gibi aynı rahatlıkla devam ediyor. İnsanlar kör bir doktora güvenir mi?Bizim burada yaptığımız bir cerrahi operasyon değil; bir apse açılması, bir dikiş atılması değil. Genel dahiliye hekimliği yapıyoruz. Bir çok şeyin teşhisinde ya hasta size yardımcı oluyor veya yanınızdaki hemşire. Eğer bir şahısın cildinde  bir renk değişikliği varsa, ya da bir  kızarıklık,  bunu zaten size kendisi söylüyor.  Özellikle de benim  görmek istediğim şeyler olursa, hemşire hanıma “Şu bölgede neler görüyorsun?” diye soruyorum, cevabını alıyorum. Ondan sonra zaten dinleme ve elle muayene şeklinde teşhisimize devam ediyoruz. Reçeteyi nasıl yazıyorsun?Bir şablon çıkarttım, bu şablonun doldurmam gereken bölümlerini kestim. Bunu gelen reçete kağıdının üzerine oturtturarak o boşlukların yazılarak doldurulması da işimi kolaylaştırdı. Daha öncesinden Türkçe alfabeyi okuyabilmek, bize kalem kullanma, reçete yazma avantajı sağlıyor. Tabii sonradan kör olmanın avantajını kullanıyorsun!Tabii herkese nasip olmuyor, sonradan körlük! Şaka bir yana, renkleri, cisimleri tanıyor olmak büyük kolaylık. İkincisi, iç veya dış mekanda, daha önce gördüğünüz yerlerde hareket etme durumunda olduğunuz için, kafanızda daha önceden yarattığınız görüntü şablonu hala duruyor. Hayatı bu şablon çerçevesinde yaşıyorum. Körler dünyasına katıldın.  Neler  gördün, neler hissettin?Doğuştan körlüğü  tam olarak bilemem. Ama benim için başlangıç olarak tam manasıyla bir şoktu. Çünkü tamamıyla karanlık bir dünyaya giriyorsunuz. Bundan öncesinde tüm yaşantınızı normal gören bir vatandaş olarak yaşamışsınız, daha sonra görme yeteneğinizi kaybettiğiniz zaman, Acaba her şeyimi yitirdim mi? Meslek hayatım bitti mi? İnsanlara karşı davranışım değişecek mi?  Ben hep birisinin refakatinde  mi yaşayacağım? Sorularını soruyorsunuz. Bu sorular korkuttu mu sizi?Evet, başlangıç döneminde bana hakikaten derin üzüntü verecek şekilde bu korkuları duydum. Sanki önceki hayatınız bitmiş, yeni bir hayata başlıyorsunuz. Ama  olayın şokunu atlattıktan sonra, kendi kendinize şunu düşünüyorsunuz; benim bugün elimde olan şeyler bunlar, sahip olduğum yetiler bunlar, ben bunları en iyi ne şekilde kullanabilirim? Nasıl geçti ilk günler?İlk günler çok zordu, ama başkalarının  rehabilitasyon için altı ay bir sene beklemem gerektiğini söylediği süreyi ben çok kısa bir zamanda atlattım. Ve daha sonra ‘Kör bir yaşamda nasıl yaşanılıyor’un çabasına düştüm. Ameliyatın neticesinin artık belirlendiği, net olarak ışığın kaybolduğu o dönemden sonra yaklaşık bir ay geçti, sağ olsunlar ailemin desteğiyle,  rehabilitasyon arayışına başladım. Tabii bu arada aldığımız cevaplar da ilginçti. Görme engellilerin kurduğu bir dernek, “Ne kadardır körsünüz? Kendinize gelebilmeniz için en az 1-1,5 sene geçmesi lazım, siz gelin bizim derneğimizin korosuna, sosyal faaliyetlerine katılın, çevreyi tanıyın, sonra rehabilitasyona başlarız.” Dedi. Ben, Yenimahalle’de SHÇEK’in Görme Engelliler Merkezi’nden bağımsız hareket, bastonla yürüme dersleri almaya başladım üç hafta kadar.  Sonra koridorda çalışmalar yapıldı, binanın dışına çıkıldı, kaldırımda yürümeler yapıldı. İşte  günlerce  köprüden karşıya geçme, karşıdaki bakkala ulaşma, geri dönme vs. eğitimleri… Sonra dedim ki “Benim yaşama alanım burası değil, benim işimden evime, evimden işime gitmem lazım. Buradaki çalışmaları bırakıyorum, gidip kendim çalışacağım.” Ve merhaba kör hayat…Aynen öyle. Abim bana her gün refakat ederek, çalışmaya çıktık. Evden dolmuş durağına kadar yürümek, dolmuşa binmek, Kızılay’da inmek, Kızılay’dan sonra işyerine kadar olan mesafeyi yürüme, işyerinin kapısına kadar gelip, içeri girmeden tekrar geri dönme ve aynı güzergahı takip ederek eve geri dönme. Bunu günde üç-dört kere tekrar ettik ki kafamda şablon oluşsun. Niye bu kadar uğraştın ki, bir taksiye atlayıp gelseydiniz ya?Sen kör olursan sakın böyle bir şey yapmaya kalkma! Körlerin bana öğrettiği ilk şey bu: “Sakın işe başladığın ilk gün taksiye binip gitme.” Çünkü eğer taksiye binip gidersen bir daha o taksiden kurtulamazsın.  İlk günden itibaren dolmuşla, otobüsle, gidip geleceksin, bastonla tek başına yürüme olaylarına uyacaksın. Eğer bir kere taksiye binersen, bundan sonra evinin kapısından taksiye biner, işyerinden inersin, işyerinden biner, evinin kapısında inersin ve bu senin hayatını son derece kısıtlar. Ben onun üzerine taksi alternatifini hiç denemedim. Hem kör, hem doktor olarak Türkiye’de başka bir örnek var mı?Ben duymadım, varsa da haberim yok. Bunun Amerika’da örnekleri var, orada çalışılıyor, ama Türkiye’de zannediyorum ilk benim. Doktorluğa dönüşte bürokrasi zorluk çıkarmadı mı?Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nda doktorum. Bunun ayrıcalıklı bir tarafı da var. Zaten başka bakanlıklar olsaydı bana iş başı yaptırmazdı. Kör bir doktora  insanlar nasıl bakıyor?Hayret ediyorlar. Çünkü bugüne kadar hiç duymadıkları, hiç yaşamadıkları bir olay. Galiba, ‘Kör bir doktor çalışabilir mi?’ şüphesinden dolayı bir merak da söz konusu. İşin garibi normal vatandaşlar değil, benim gibi görme engelliler merak ediyorlar, onlar daha çok şaşırıyorlar. Ne diyorlar?“Nasıl muayene ediyorsunuz? Gelip size muayene olmak isteriz, nasıl çalıştığınızı görmek isteriz” gibi bana çok enteresan bir yaklaşımı var onların. Sanki gören bir doktorla görmeyen bir doktorun muayenesi farklı olacakmış gibi. Yine de ilginç deneyimleriniz oluyordur…Bizim halkımız biliyorsunuz yardımseverdir. Özürlülere yardımın onları cennete götürecek gibi bir anlayışları bile vardır. Namaz kılmaktan alacağı sevap ne kadarsa bir engelliye yardım ettiği zaman alacağı sevap o kadarmış gibi bir duygu içerisinde bir yardım çabası vardır. Yolda giderken, “Ne tarafa gidiyorsunuz, bizim yardım edebileceğimiz bir şey var mı” diye soruyorlar. Ben de söylüyorum, koluma giriyorlar. Bazen iş yerime kadar bazen de onların getirebilecekleri yere kadar. Doktor olduğumu duyunca beni onore edercesine, ‘aferin’ der gibi ‘bravo’ diyorlar. “İş bulmuşsun çalışıyorsun, ne güzel” diyorlar. Ama sizin alternatiflerinizden birisi de dilenmek. “Bunu yapabilirdiniz, ama siz onu yapmayıp da işe girip çalışmışsınız, aferin size!” Eğitimli meslek sahibi bir özürlü pek akla gelmiyor. En başta devletin aklına gelmiyor...Bugün devletin bürokrat kesimi, özürlünün ne olduğunun, özürlülerin eğitim yapısının ne olduğunun, özürlünün herhangi bir işe yarayıp yaramayacağının farkında değil. Çünkü bugün gözü gören, kulağı işiten şahıs bir yere atanmak adına yeterli bir nosyona sahip gibi gözüküyor. Bugün bir çok kişi bir makama atanmıştır, gözü görüyordur, kulağı işitiyordur, ama bakıyorsunuz ne eğitim, ne kültür, ne de zeka olarak orayı dolduracak yapıda değildir. Ama kişi sırf bu yetileriyle oraya atanmıştır. Görme engelli, işitme engelli, ortopedik engelli bir şahsın nereyi bitirdiğinin hiçbir önemi yok. ‘Bu şahıs engelli olduğu için bu görevi yapamaz’ kanısı var Türk bürokrasisinde. Bunun neticesinde de bugün 40 küsur bin özürlü, engelli kadrosu boş tutuluyor, Devlet Personel Başkanlığı’nın bu anlayışı yüzünden. Doktorluk sizi tatmin ediyor mu?Bugün de böyle, bundan öncesi de böyle, yani şu anki kurum doktorluğu beni tatmin etmiyor. Çünkü benim doktorluk anlayışımda mezuniyetimden itibaren anlayışım buydu, doktorun eli neşter tutmalı. Doktorluktan ziyade, bundan sonra işin sosyal yönüyle, idari yönüyle ilgilenmem gerektiğini düşünüyorum. Televizyonla, sinemayla münasebetin nasıl?Televizyonu körlük öncesinde olduğu gibi çok sıkı bir şekilde takip ediyorum. İnanır mısınız, sanki televizyon izlerken, dizi izlerken, gören bir şahıs gibi hiçbir eksiklik duymadan o konuya vakıfım. Bazı sessiz olan bölümler var, görüntü var orada, fonda bir müzik, kimin ne yaptığının farkında değilsiniz, orada bir eksiklik oluyor. Orada da yanımdaki şahıs, “Şu an merdivenden çıkıyor, deniz kenarına geldi düşünüyor, sessiz sessiz ağlıyor” diye bana tarif ederek o bölümleri de anlaşılır hale getiriyor. Peki ya Kitap?Görme kaybının öncesinden daha fazla kitap okur hale geldim. Çünkü, galiba tembellikten kaynaklanan bir durumdu öncesi. Şimdi internette  kitap vs. dinleyebileceğiniz siteler var. Bu siteleri takip ediyorum. Kör olduğun an  kadere isyan etmeyi düşündün mü?Hayır. Düşünseydim iki-üç ay içinde işe başlayamazdım. Hatta hayata da geri dönemezdim. Körlük sonrası en çok neyi özlüyorsun?Aslında bizim herhalde, birazcık da çevreden, sizlerin pohpoplaması vs. kendimizi şu pozisyonda, yani körsün, ama bir takım şeyler yapıyorsun şeklinde beyanlardan dolayı havalara falan soktuk gibi geliyor bana. O bizde birazcık şey yarattı, yani kör olarak bir mesleği yürütmek, kör olarak olması gereken depresyona girmeden, eskisinde olduğu gibi aynı anlayışla yaşantıya devam etmek, bu benim için hoştu. Ama bazı şeyler var ki, özellikle de kazadan sonra, çocuklarınızın yüzünü görememek, onların büyüyüşünü izleyememek, en basitinden çocuğun 20-25 yaşına geldiğindeki görüntüsünü bilememek bende hüzün yarattı, bunları hala düşündüğümde hüzünlenirim. Onların yüzlerini özlüyorum. Not: Gerçek Hayat dergisi için yapılan bu röportaj, Bekir Fuat’tan alınan özel izinle yayınlanmaktadır.
 
< Önceki   Sonraki >

Google Reklamları

Radyoda Ne Var ?

Canlı Yayın

GörenParmaklar GörenParmaklar - SİZ HİÇ KÖR DOKTOR GÖRDÜNÜZ MÜ?

Kimler Sitede

Şu Anda 0 Misafir  ve 1 Üye online

Ziyaret İstatistik

Bugün105
Dün114
Bu Hafta621
Bu Ay1141
Toplam16005

Haberler

Haberler
Kanadoğlu İbrahim Şahin’i cezalandırdı(Friday, January 09, 2009 4:25 pm)
Ergenekon operasyonun son dalgasında evi aranan Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, yine aynı operasyonda gözaltına alınan İbrahim Şahin’in Susurluk davasından hüküm giymesinde etkin rol oynamıştı.
Uğur Dündar: En doğru rota Susurluk(Friday, January 09, 2009 3:42 pm)
Gazeteci Uğur Dündar, İbrahim Şahin’in evinde bulunan krokinin ardından Gölbaşı’nda cephane bulunması ve sonrasında yapılan kazıların çok önemli olduğunu belirterek, “Ergenekon’da en doğru rotanın Susurluk olduğunu düşünüyorum” dedi.
Teknoloji
Eski bilgisayarınızı satarken dikkatli olun(Friday, January 09, 2009 12:24 pm)
Yeni bir bilgisayar aldınız, eskisini satmak istiyorsunuz, sattığınız bilgisayarlarla birlikte kişisel bilgilerinizi de başkalarının kullanımına sunmayın...
1.8 milyon Euro’luk iPhone 3G!(Friday, January 09, 2009 10:32 am)
Küresel kriz mi dediniz? Bu durum Peter Aloisson isimli mücevher tasarımcısının 1 milyon 790 bin Euro değerinde bir iPhone 3G yaratması için pek önemli bir konu değil.
Spor
Hafta sonu spor şöleni(Friday, January 09, 2009 4:18 pm)
Serie A ve La Liga mücadeleleri ile NBA’den 3 karşılaşma bu hafta sonu NTV ve NTV Spor ekranlarında olacak.
Nihat’ın yüzü gülmüyor(Friday, January 09, 2009 1:28 pm)
İspanya La Liga takımlarından Villarreal’de forma giyen Nihat Kahveci’nin antrenmanda sakatlandığı ve hafta sonu Valencia’ya karşı forma giyemeyeceği açıklandı.
Dünyadan
Rice: İsrail’in Gazze’deki sivilleri seçmesi zor(Friday, January 09, 2009 7:06 pm)
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, kalabalık bir nüfusun yaşadığı Gazze Şeridi’nde İsrail’in operasyonları sırasında sivillere zarar vermemek için seçmesinin zor olduğunu söyledi.
BM Gazze’ye yardımı yeniden başlatacak(Friday, January 09, 2009 6:42 pm)
BM, Gazze’de askıya aldığı yardım çalışmalarını, İsrail Savunma Bakanlığı’ndan alınan “yardım görevlilerinin daha iyi korunacağı güvencesi” temelinde en kısa zamanda yeniden başlatacağını bildirdi.

Üye İstatistik

395 Kayitli Üye
3 Üye Bugün
12 Üye Bu Hafta
16 Üye Bu Ay
En Son Üyemiz: keklik80